Ah demokrasi… Güzelim demokrasi… Hatta Bekir abi diyor ya (Develi) Cânım demokrasi…     ELİTİZM VE İSLAM Giriş: Yönetmek (TDK); Bir kurum veya kuruluşun yasalara, kurallara ve belli şartlara uygun biçimde işlemesini sağlamak, idare etmek, tedvir etmek.  İnsanoğlu yeryüzünde var olduğundan bu yana farklı yönetim biçimleri ortayaYazının Devamı–>

 Çocukluk … 1 Haziran 1952 tarihinde tarihinde iz bırakacağı, bir efsane olacağı Trabzon’da dünyaya geldi. Babası kilim dokuma işiyle uğraşan mazbut bir Karadeniz esnafıydı. Güneş zaman zaman babasına yardım eder, akşama doğru da arkadaşlarıyla futbol oynamak için mahalle aralarına dalardı. İlk uğraşı futbol olmasa da tanışması pek geç olmadı. MisketlerininYazının Devamı–>

Altın Saç Leyla, aldığım cevapla hayal kırıklığına uğradığım çok hatıram var benim. Ya da sormamam gereken sorular konusunda eğitilmemiş de olabilirim. Mesela bir keresinde giyim kuşamıyla, tavır edasıyla ve düşünceleriyle kendimden gördüğüm birisine Ramazan başında “Oruç zorluyor mu?” demiştim, adam agnostik çıkmıştı. Yine bir keresinde yağmurlu bir Cuma günü öğleYazının Devamı–>

Merdivenlerin bitişine pusup beklemeye başladım. Pusulacak en güzel yerler oralar değil mi zaten? Heyecandan ayaklarım titriyor. Kan şekerim hakkında en ufak bir fikrim yok. Dudaklarımı öyle kemiriyorum ki kanamalarına az kaldı. Çok düşündüm karşısına çıkmayı. Daha doğrusu nerede çıkmalıyım diye mekânı. Çıkacaktım karşısına takır takır anlatacaktım kendimi. “Bak güzelim böyleYazının Devamı–>

Ben hep bir kişilik sustum. Öyle ya; yeni dünya düzeni, konjonktür, küresel sermaye ve kişi başına düşen milli gelir böyle istiyordu. Para babaları, karısını aldatanlar, zalimi alkışlayanlar da. Ben hep bir kişilik susmak zorundayım. Sustum. On beşinde zorla evlendirilenler, lise terkler, oğlu Alamancılar ve arabasının arkasına “babam sağ olsun” yazanlarYazının Devamı–>

Neyine güveniyorsun? dedi adam. Gönlüme! dedi delikanlı… Hikâyenin sonu bu. Bu kadar yani. “Gönlüme! dedi delikanlı. Bu kadar… Her son yeni bir başlangıç değil mi zaten… Yazının bundan sonraki kısmı “Neden kalbime demedi acaba?” diyenleri ilgilendiriyor. Yani bu soruyu sormadıysan okuma dost. Oktay Sinanoğlu der ki; başka dillerde Gönül’ün karşılığıYazının Devamı–>

Öyle imgeler, simgeler bana göre değil hiçbir zaman da olmamıştır. Anlasam belki severim ama anlamıyorum. Düz bir adamım. Edebiyat “okumayı” severim “parçalamayı” sevmem. Anladığımı ve anlatabileceğimi okumayı severim. Hayal de kurmam fazla. Olmayınca üzülüyorum. Herkes tarafından bilinen ve kolay uygulanan duygular tam bana göre. Üzülmek, sevinmek, ağlamak, acı çekmek, aşk,Yazının Devamı–>

Trabzon Fatih‘in fethettiği, Yavuz‘un yönettiği, Kanuni‘nin doğduğu; İklimi sert, erkeği/kadını mert, yüreği dert dolu insanların yaşadığı şehir; Trabzon… Tarihi M.Ö 7. Yüzyıla dayanan, birçok uygarlığı barındırmış doğa harikası… “Trabzon fethedilmeden İstanbul fethedilmiş sayılmaz.” diyen Fatih’in fethiyle İslam’la şereflenerek belki de en büyük eksikliği tamamlayan şehzadeler şehri… Kuzeyde Karadeniz, güneyde BoztepeYazının Devamı–>

“O kullar ki, sözün tamamını dinlerler ve en güzeline uyarlar: İşte Allah’ın kendilerine doğru yolu gösterdiği kimseler bunlardır; ve işte onlar, akletme yetilerini kamil manada kullananlardır.” Zümer Suresi 18. Ayet. -I- Kulakları çınlasın Mustafa hocamın. “Aşık mısın?” diye sormuştu bi dersinin başında arkadaşıma. “Hayır” cevabını alınca da sitemkar bir şekildeYazının Devamı–>

Tokalaşmak; eski çağlarda her erkeğin bir silah taşıması ve bunu elleriyle kullanmasından ötürü gerçekleşmiş bir harekettir. Karşı taraftakinin silahını kullanmayacağından emin oluncaya kadar el sıkıca tutulur ve bırakılmazmış. Günümüzde bu hareket bağlamından her ne kadar uzaklaşsa da bir dostane bir tavır içerir. Karşı taraftakiyle tokalaşmak onunla tanışık olduğumuzu, dost olduğumuzuYazının Devamı–>