Dinci misin? Kpss de Adını Yaz Çık!

Sevgili dostlar uzun zamandır yazmayı planladığım fakat bir türlü vakit bulamadığım bir konu hakkında bugün klavye tutmak nasip oldu. Uzun zamandır diyorum çünkü sayısal ve istatistiki verilerini 2000 yılından itibaren toparlayıp incelediğim bir konu bu. Bugün size 2000 yılından itibaren olan atamalar hakkında bir istatistiki bilgi veremeyeceğim. Onu daha sonraya bırakıyorum.

Bir üniversite okumuş,  onu başarıyla bitirebilmiş her gencin hayalidir atanmak. Fakat günümüzde bunun farklı prosedürleri olduğu da aşikar. Ben kendi camiam açısından yani eğitim camiası açısından incelediğimde de durum farklı değil. bizdeki başlıca prosedür KPSS de belli bir başarı sağlamak. Tabi ki her branş da kendi içinde yarışıyor. Mesela Ben Din Kültürü öğretmeniyim. Tutup bir Türkçe Öğretmeniyle aynı alanda tercih yapamam. Herkes kendi branşıyla yarışır ve eğer yeterli puan almışsa atanır.

Gerek öğretmenler gerek atanamamış arkadaşların ağzında bizim bölümle ilgili nefret dolu söylemler duyuyorum. Evet bu dönemde atanmamız diğer bölümlere oranla biraz daha rahat. 4+4+4 eğitim sistemine geçilmesi, seçmeli derslerin açılması gibi etkenlerin getirdiği bir avantaj bu. Fakat dönem dönem diğer branşların da aynı olayla karşılaştığını tecrübe ettik. İngilizce öğretmenleri bir dönem 50 lerle atanıyordu mesela. Veya Pdr ya da Okul Öncesi Öğretmenleri. Yani dönem dönem ihtiyaca binaen fazla alımın olduğunu geriye dönüp baktığımızda görüyoruz burada. %95 i öyle ya da böyle Müslüman olan bir ülkenin çocuklarına Kur’an- Temel Dini Bilgiler- Hz. Peygamberin hayatı derslerinin verilmesi kadar normal bir olay da olamaz diye düşünüyorum. Çocuğun matematiğe, fene, ne kadar ihtiyacı varsa Din derslerine de o kadar ihtiyacı vardır. Herkes elini vicdanına koyup düşünmeli ve acımasız bu eleştirilere, bu öfkelere bir son vermelidir. Bugün ataması sıkıntılı olan örneğin Bilişim ve Teknoloji Öğretmenlerinin yarın atamalarının çok rahat olabileceğini öngörmek zor olmasa gerek.

Yukarıda da belirttiğim gibi branşımızın atamaları biraz rahat. Alan ile beraber 75 alan bir kişi çok rahat batıya gelebilir. Fakat şöyle bir olay da var 75 alan kışı sıralamada ilk 300 içinde yer bulur kendisine. Yani puan aralığı çok yok, tüm adaylar birbirine yakın seviyede demektir bu. Bu rakam örneğin bir sosyal bilgiler öğretmeni için en az 90 olması gerekebilir. Yani buradan çıkacak sonuç değerlendirirken kendi içersinde değerlendirmenin en mantıklı olacağıdır.

Şimdi size küçük bir istatistik sunuyorum:

son 5 yılda meb’e atanan 204500 öğretmenin branşlara göre dağılımı;

  1. Sınıf Öğretmeni: 25275
  2. İngilizce Öğretmeni: 19120
  3. Okul Öncesi Öğretmeni: 15288
  4. İlk Öğretim Matematik Öğretmeni: 13450
  5. Türkçe Öğretmeni: 12786
  6. Rehber Öğretmeni: 11257
  7. Fen Bilgisi Öğretmeni: 10714
  8. DİN KÜLTÜRÜ: 10295
  9. Beden Eğitimi Öğretmeni: 8213
  10. Edebiyat Öğretmeni: 8995
  11. Lise Matematik Öğretmeni.: 7569
  12. Sosyal Bilgiler Öğretmeni: 7230
  13. Bilişim ve Teknoloji Öğretmeni: 4359

diğer: 50500

(Öğretmen sözlükten alınmıştır)

Bu veriler eşliğinde baktığımızda cumhuriyet tarihinde hep tartışılan bir ders olan Din Kültürü Ve Ahlak bilgisi dersine yapılan atamanın kendisine 8. Sırada yer bulduğunu görüyoruz. 2012-13 yılından itibaren uygulanmakta olan 4+4+4 sistemi bağlamında düşünürsek atamaların öfkelenilecek bir yanının olmadığını da görüyoruz. Bazı çevrelerce hükümetin politikası nedeniyle  eleştirilen bizlerin öyle pekte eleştirilmeye gereğinin olmadığını bu tabloya bakan akıllı herkesin görmesi ve düşünmesi gerekir. İdeolojik takıntılar yüzünden haksızlık yapılan, okullarda diğer arkadaşları tarafından haraket görmeye kadar gidecek davranışlara maruz kalan biz Din Kültürü Öğretmenleri artık buna bir son verilmesini diliyoruz. Saçma sapan insanların hayali rakamlarıyla yapılan eleştirilerin dikkate alınmamasını, sayısal verilerin ortada olduğunu ve akıllı bir insanın bunlara bakarak konuşması gerektiğini düşünüyoruz. 28 Şubat’ı, destekçilerini, uzantılarını biliyor, onları Allah’a havale ediyoruz.

Yazı bir çırpıda çıktı. Hatamız, kusurumuz varsa affola.

Selamlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir