Neyine güveniyorsun? dedi adam. Gönlüme! dedi delikanlı…

Neyine güveniyorsun? dedi adam. Gönlüme! dedi delikanlı… Hikâyenin sonu bu. Bu kadar yani. “Gönlüme! dedi delikanlı. Bu kadar… Her son yeni bir başlangıç değil mi zaten… Yazının bundan sonraki kısmı “Neden kalbime demedi acaba?” diyenleri ilgilendiriyor. Yani bu soruyu sormadıysan okuma dost.

Oktay Sinanoğlu der ki; başka dillerde Gönül’ün karşılığı olan bir kelime yoktur, sadece kalp vardır. Onlara “Gönül” kelimesini anlatabilmek için en az bir sayfa yazı yazmanız gereklidir.

Mesela kalp kalbe karşıdır fakat gönüller her daim birdir. Kalbin anabilim dalı vardır (kardiyoloji), gönlün ise yoktur. Kalp doktorlar tarafından onarılabilirken gönlü kim kırdıysa o onarabilir. Kalp, Ev kelimesi gibi dört tarafı duvarlarla çevrili beton yığınını, Gönül ise Yuva kelimesi gibi sıcaklığı temsil eder. Kalbin atması için herhangi bir ekstra eyleme gerek yoktur, o kalbin görevidir fakat gönlün çarpması için ise çarptıracak bir şeye ihtiyaç vardır. İnsanın bir şeyde gönlü olur, kalbi olmaz. Birinin gönlünü yapar, gönlüne hitap eder, onu gönlünden çıkaramaz. Ona gönlü akar, gönül koyar, gönlü düşer. Bir şeye gönlü kırılır, gönlü razı olmaz veya gönül verir…

Mesela “Uyku girmez gözüne, gönlü viran olanın”. Ya da “Gönül dağı yağmur yağmur boran olur”…

Delikanlı gönlüne güvenmesin de neyine güvensin? Gönlü varken neye güvensin? Ah, gönlü güzel delikanlı… Adam, adamlar, gönlü anlamaz… Hikayenin öncesi yok, sonrası da… aslında böyle bir hikaye de yok. Ama aslında var, evet var…

 

 

 

Yazı oluşturuldu 26

Neyine güveniyorsun? dedi adam. Gönlüme! dedi delikanlı…” için bir görüş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön